Dolar
48,5171
-0,05%
Euro
56,2736
-0,21%
Sterlin
65,8129
0,18%
Bitcoin
3.747.087
0,01%
BİST-100
14.467,25
0,51%
Gram Altın
6.783,431
0,69%
Gümüş
64,5
1,41%
Faiz
39,89
0,00%

Ertuğrul Özkök, Türkiye'de üzüm bağlarının küçüldüğüne dikkat çekti, üretimin sadece yüzde 0,0009'unun şarap olarak yurt dışına satıldığını yazdı

"Bütün Akdeniz’de bağ bozumu sonbaharın en renkli dönemidir. Fransa’da öğrencilik yıllarımda bağ bozumunda çalışıp biraz da para kazanmak için bağ bölgelerine gider 15-20 gün kalırdım. Dünyanın şu an için en önemli bağcılık haberleri sitesi olan “JancisRobinson.com’da” Julia Harding imzası ile Türk bağcılığı üzerine çok uzun bir yazı yayınlandı. Yıllardır söylüyorum. Türkiye’nin şarap üreticileri mucizeler yaratıyorlar…  Bana göre Türk şarapları uluslararası pazarlarda Fransa, İtalya ve İspanya ile olmasa da, öteki şarap üretici ülkelerle çok rahat rekabet edebilecek düzeye ve kaliteye geldi… Bu gurur verici tablodan sonra geliyorum, o yazıda beni çok üzen o meşum rakama… Yüzde 0.0009… Nedir bu rakam biliyor musunuz?"

12.09.2026 20:37Güncelleme: 12.09.2026 20:41
Haberi paylaşın
Ertuğrul Özkök, Türkiye'de üzüm bağlarının küçüldüğüne dikkat çekti, üretimin sadece yüzde 0,0009'unun şarap olarak yurt dışına satıldığını yazdı
16px
32px

Ertuğrul ÖZKÖK

BU İTALYAN DÜĞÜNÜ SAHNESİNDE MASAYA BOMBA GİBİ DÜŞEN RAKAM:  YÜZDE 0.0009 

Geçen cumartesi gecesi Instagram’da gördüğüm bir paylaşım beni aldı götürdü.
21’inci yüzyıl bütün meşumluğu ile üzerime çullanmış vaziyette.
Aydınlık bir yüzyıl beklerken, kahpe felek bizi bir karanlıklar aleminde sürgüne gönderdi.
Şimdi karşımda Toscana’da çekilmiş bir İtalyan kır düğünü fotoğrafı var sanki…
Biraz olsun neşe getirdi bana.
Umutlandım.

SONRA O “TÜRK LOKUMU” BENİ RÜYAMDAN UYANDIRDI

Sonra…
Türk Lokumu” başlıklı bir yazı düştü önüme… 
Şöyle bir yazıydı; 
Bir yanıyla bana çok gurur ve umut verdi.
Ama içinde bir rakam vardı ki…
O da perişan etti beni.
Günün hülasası;
İçimi açan bir festival ve güzel kadınlarla çevrili bir masa.
Türk bağcılığı ile ilgili çok gurur verici bir yabancı gözlemi.
Ve o çok düşündürücü minicik bir rakam…
Yüzde 0.0009…
Bu yazıyı işte böyle karmakarışık üçgen bir duygunun içinden yazıyorum.
Önce o rengarenk, modernitenin bütün ışıklarıyla donatılmış masadan başlayayım. 

TOSCANA DEĞİL GÜNEY PLATOSUNDA GÜN BATIMINDA UZUN BİR MASA

Uzun bir masa…
Arkada, yanda, her tarafta uzanan bağlar.
Karşıda güneş batıyor ve masanın etrafında çoğunluğu kadınlardan oluşan bir kalabalık görüyoruz.
YouTube yayıncısı Bahar Feyzan paylaştı bu kareyi.
Fona Ferdi Özbeğen’in bir şarkısını koymuş. 
Aman Yavaş” diyor.
“Gece bizim, daha yaşanacak çok zaman var…”
Dedim ya, her şey bir Akdeniz kır düğünü…
Bakmaya doyamadım.

BİRAZDAN GÜN BATACAK VE JAZZ BAŞLAYACAK

Denizli Büyükşehir Belediyesince düzenenlenen “Bağ bozumu şenliğinin” ikinci akşamı.
5 Eylül Cumartesi…
Birazdan Birsen Tezel’in bağ içinde vereceği jazz konseri başlayacak.
Şölenin adı şöyle:
“Tarihin izinde bağların içinde…”

TÜRKİYE’NİN NAPA VADİSİ'NDE ÜÇ İLÇENİN MUAZZAM BAĞLARI

Burası Güney Platosu…
Trakya Bordeaux, Urla Toscana ise…
Burası da Napa Vadisi…
Bölge sadece Güney’den ibaret değil.
Bağbozumu festivali Denizli ili sınırlarındaki 3 bölgeyi içine alacak şekilde yapıldı.
Güney, Çal ve Bekilli.

TRAKYA’DAKİ BAĞLARIN 3.5 KATI BÜYÜKLÜĞÜNDE BİR BÖLGE

Burası Türkiye’nin en büyük bağlarının bulunduğu bölge.
Çal’da 152 bin, Güney’de 39 bin ve Bekilli’de 34 bin dönüm bağ var.
Türkiye’de bağ denince insanların çoğunun aklına Trakya gelir.
Ama bu üç ilçenin alanındaki bağların toplamı, bütün Trakya’nın 3.5-4 katı.

BAĞBOZUMU AKDENİZ’İN EN GÜZEL ŞÖLENİDİR

Bütün Akdeniz’de bağ bozumu sonbaharın en renkli dönemidir.
Fransa’da öğrencilik yıllarımda bağ bozumunda çalışıp biraz da para kazanmak için bağ bölgelerine gider 15-20 gün kalırdım.
Gençliğimin unutamadığım anlarıdır.

BİR KENTE KAYBETTİĞİ AKDENİZ NEŞESİNİ 2 YILDA GERİ VEREN BAŞKAN

Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu çok sevdiğim bir insan.
Denizli benim eşim Tansu’nun memleketi.
2024’te belediye başkanı seçildikten sonra şehre çok büyük bir canlılık getirdi.
Ama bana “Getirdiği en güzel şey ne” diye sorarsanız cevabı şu olurdu.
Neşe…”

TÜRKİYE’NİN EN GÜZEL YILBAŞI PAZARLARINDAN BİRİ BURADA

Evet bu şehre, kaybettiği Akdeniz neşesini yeniden getirdi başkan. Şehri Ramazan ayında rengarenk yaptı.
Yılbaşında bütün Türkiye’yi hayran bırakan yılbaşı pazarları düzenledi.
Geçen hafta da işte bu rengeraenk şölen geldi…
Ege ve Akdeniz’in sonbaharı karşılama şölenlerinden biri işte.
Ben de davetliydim.
Son anda çıkan bir işim nedeniyle katılamadım ama katılan arkadaşlarımızın yaptığı güzel paylaşımlar sayesinde ben de yaşadım o keyfi.

MASADA KADEHLER BAĞCILIĞIN HANGİ BÜYÜK İSMİ İÇİN KALDIRILDI

Son gece bu masada iki yıl önce kaybettiğimiz büyük insan Yasin Tokat için de kadeh kaldırılmış.
Buna da çok sevindim.
Denizli bağcılığı bugüne geldiyse onun vizyonu ve emeği o kadar etkili oldu ki anlatamam.
Şimdi aynı aileden bir kadın, Selda Tokat, o işin başına geçti ve çok başarılı biçimde sürdürüyor bağcılığı…  

GÜN BATIMINDAKİ, JAZZ MÜZİKLİ O MASASINDA KİMLER VARDI

O güzel masanın etrafında kimler var şöyle bir baktım.
En başta bu fotoğrafı paylaşan Bahar Feyzan’ı hemen tanıdım. 
Öğrenebildiğim öteki isimler şunlardı:
Demet Şener, Murat Aygen Merve Çağıran, Ahmet San, Ayşenil Şamlıoğlu, Akasya Asıltürkmen, Meliha Okur, Demet Cengiz, Sedef İybar, Gül Gölge, Balçiçek İlter, Naz Özdeğirmenci…
Çoğu kadın. Basın, moda ve gastronomi dünyasından tanıdık isimler. 
Ahmet San da oradaymış.
Orada olsaydım geçmiş dönemin müziği, konserleri hakkında epey sohbet ederdik herhalde.

İŞTE TAM O GÜNLERDE EN ETKİLİ BAĞCILIK YAZARINDAN GELEN HABER

Aynı gün dünyanın şu an için en önemli bağcılık haberleri sitesi olan “JancisRobinson.com’da” Türk bağcılığı ile ilgili uzun bir yazı çıktı.
Jancis Robinson kimdir diye sorarsanız, size şöyle anlatırlar: 
Bugün için dünyanın en etkili ve saygın şarap yazarlarından ve eleştirmenlerinden biridir.
1950 doğumlu bir kadın.

UZUN YILLAR FİNANCIAL TIMES’IN EN PRESTİJLİ YAZARLARINDAN BİRİYDİ 

Uzun yıllar Financial Times gazetesinde bağcılık üzerine yazıları yayınlandı.
Şimdi kendi haber sitesi var.
Bağcılık, teroir ve şarapçılık konusunda önemli bir otirite olarak kabul ediliyor.
3 Eylül günü, yani Denizli’deki festivalden bir gün önce, onun sitesinde Julia Harding imzası ile Türk bağcılığı üzerine çok uzun bir yazı yayınlandı.
21 dakakada okunabilen bir yazı bu.
Jancis Robinson’ın haber sitesini uzun süredir takip ediyorum.
Bir ülke ile ilgili bu kadar uzun bir yazıyla az rastladım.
Ama yazının asıl önemli yanı, daha girişte söylediği bazı sözlerdi.

16 YIL SONRA İSTANBUL’A İLK DEFA GELMİŞ VE YAZDI

Julia Harding İstanbul’a son olarak 2010 yılında gelmiş.
Aradan geçen 16 yıl içindeki gözlemlerini şöyle anlatıyor:
“Gezim sırasında yeniden gelmek için pek çok neden buldum. Özellikle dört gözlem beni cesaretlendirdi” diyerek başlıyor ve çarpıcı gözlemlerini şöyle sıralıyor: 

16 YIL SONRA TÜRK BAĞCILIĞINDA GÖRDÜĞÜM 5 OLAĞANÜSTÜ SIÇRAMA

(*) BİR: “2010 yılında bir şarap yarışmasında jüri üyeliği yapmak üzere İstanbul’a son gelişimden bu yana şarapların çeşitliliği, kalitesi ve bunlara gösterilen ilgide olağanüstü bir sıçrama yaşanmış…” 
(*) İKİ: “Konferansa katılan gençlerin sayısı ve özellikle yerli üzüm çeşitlerine ve Türkiye’ye özgü bağlara gösterdikleri belirgin heyecan…" 
(*) ÜÇ: “Genç şarap tüketicileri arasında giderek büyüyen bir şarap topluluğunun oluştuğunu gözlemledim.”
 (*) DÖRT: “Uluslararası şarap tarzlarının kopyaları yerine, kendine özgü biçimde Türk karakteri taşıyan şarapların kalitesi giderek yükselmiş.”
(*) BEŞ: “Bunlara ek olarak bağlarda yaşanan gelişmeler, eski bağların korunması ve yeni bağların dikilmesi beni umutlandırdı.”

YILLARDIR SNOP TÜRK ŞARAPSEVERLERİNE SÖYLÜYORUM, NİHAYET BİR YABANCI GÖRDÜ

Yıllardır aynı şeyi söylüyorum.
Türkiye’nin şarap üreticileri mucizeler yaratıyorlar…
Ön yargılı bazı şarap uzmanları ise nerdeyse “Türk şaraplarını çöpe atın” diyecek kadar ağır şeyler yazdılar. 
Türk bağcılığının birçok sorunu var.
Ama bunların çoğu bağcılardan kaynaklanmıyor. 
Bunu hepimiz biliyoruz. 

BUGÜN DAHA DA İLERİ GİDİP DİYECEĞİM Kİ!..

Ben bugün daha ileri de gideceğim. 
Bana göre Türk şarapları uluslararası pazarlarda Fransa, İtalya ve İspanya ile olmasa da, öteki şarap üretici ülkelerle çok rahat rekabet edebilecek düzeye ve kaliteye geldi…
Aynı şeyi zeytinyağı için de söylüyorum.
Şimdi bu gurur verici tablodan sonra geliyorum, o yazıda beni çok üzen o meşum rakama…

ŞİMDİ GELİYORUM O MEŞUM RAKAMA: YÜZDE 0.0009

Yüzde 0.0009…. 
Türkiye’de bugün 3 milyon 950 bin dönüm bağ var.
Harding’in yazısı şu cümleyle başlıyor:  
“Yüzde 3’ün yüzde 3’ü… Pek büyük bir miktar değil. 
Aslında bu oran yüzde 0,0009 ediyor….
Nedir bu rakam biliyor musunuz?

TÜRKİYE’DEN ÜRETİLEN ÜZÜMLERİN ŞARAP OLARAK DIŞARI SATILAN ORANI

“Türkiye’de yetiştirilen üzümlerin, ülke dışında satılan şaraba dönüştürülen kısmının oranı.”
Dünyaca ünlü bağcılık yazarı cümlesini şöyle tamamlıyor:
“Türkiye şaraplarının birçoğunun, özellikle de yerli üzüm çeşitlerinden yapılanların kalitesi ve özgünlüğü düşünüldüğünde bu gerçekten büyük bir kayıp.”

SON 35 YILDA BÜTÜN AVUSTURYA BAĞLARINDAN FAZLA BAĞ KAYBEDİLDİ 

Hüzünlü haberin gerisi de geliyor.
“Türkiye’de bağ alanlarının ciddi biçimde küçüldüğü yeni bir haber değil. 2025’e kadar geçen 35 yıl içinde 185.000 hektarlık (457.145 dönüm) bağ alanı kaybedildi.”
Bu ne anlama geliyor onu da çok çarpıcı bir karşılaştırma ile aktarayım:
“Kaybedilen bu alan, Avustralya’daki tüm bağ alanlarının toplamından yüzde 16 daha fazla.”

İÇİMİ AÇAN BİR AKDENİZ FOTOĞRAFINDAN BUGÜNÜN GERÇEĞİNE HÜZÜNLÜ BİR YOLCULUk

İşte böyle…
İçimi açan rengarenk bir fotoğraftan, günümüz gerçeğine bir yolculuk…
Neden böyle oluyor?
İlerde bunu da konuşuruz…

patronlardunyasi.com

editörün seçtikleri
Limak Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir PD Dergi’ye konuştu: Ya kazanırım ya öğrenirim
Limak Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir PD Dergi’ye konuştu: Ya kazanırım ya öğrenirim#Nihat Özdemir